Demokrasi Kazandı

Dergimiz yayına hazırlanırken, 93 yıllık Türkiye Cumhuriyeti ve demokrasi tarihimizin hiçbir döneminde görülmemiş bir darbe girişiminin ve yarattığı sarsıntının üzerinden daha bir hafta bile geçmemişti...

Gerçekten de Türk Silahlı Kuvvetleri içinde bir grubun emir komuta zinciri dışında hareket ederek, mevcut yönetime karşı bir darbe girişiminde bulunması, Türk halkı olarak hepimizi derinden üzdü. 15-16 Temmuz 2016 tarihlerinde, ülkeyi geçici de olsa, son derece kaygı verici bir kaosa sürükleyen bu eylem, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde, hükümetimizce bertaraf edildi.

Esasen, dünyada olduğu gibi, Türkiye’yi de bir süredir üzüntüye boğan ağır terör olayları turizm sektörümüzü derinden etkilemekteydi. Geçtiğimiz ayın ilk haftalarında yaşanan olumlu gelişmeler, sektörümüze tam rahat bir nefes aldırmışken, biz turizmciler, bu “başarısız darbe” ve ilintili olayların, ülkemizi bir kez daha olumsuz etkileyecek olmasından ötürü de üzüntü duyduk… Demokratik ve çağdaş ülkemizin uluslararası olumlu algısına kara bir leke olarak tarihlenecek bu elim olayın, onarılması daha zor boyutlara tırmanmadan durdurulması, hepimize rahat bir nefes aldırdı.

Bu vesile ile Türk ulusuna “geçmiş olsun” diyor; hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifa diliyor ve “30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun” diyorum.

Umutlarımızı 2017’ye bırakmayalım...

15 Temmuz’da yaşadığımız darbe girişiminden sonra açıklama yapan Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım “ekonomiyi alt üst edecek, bütün değerleri altüst edecek bir değişim yaşamadık. Hafif borsada düşüş var. Kurda hafif bir yukarıya doğru hareketlenme var, faizde de politika faizinde de çok hafif bir kıpırdanma var ama bunlar geçici...” demiş ve hepimizi rahatlatmıştı.

Gene Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Nabi Avcı İspanya’nın başkenti Madrid’de düzenlediği basın toplantısında “Bir takım girişimler oldu diye ülkemizdeki misafirler panik yapmadılar, ülkelerine dönmek için öyle kitlesel bir hamle olmadı. Mesela Rusya’dan yapılmakta olan tarifeli uçaklara yönelik sınırlama kaldırıldı. Yani Türk turizmi başta Rusya ve Almanya ağırlıklı olarak yabancı misafirlerimizi ağırlamaya devam ediyor” diyerek büyütmemek gerektiğine vurgu yapmıştı.

Gerek Başbakanımız gerekse Kültür ve Turizm Bakanımızın bu sağduyulu ve soğukkanlı söylemlerinin ekonomik yöndeki endişeleri rahatlatacağından kuşku duymuyoruz.

Ancak darbe girişiminden sonra ülke ekonomisinde en büyük kaybın turizm sektörüne ait olduğu bir gerçektir. 15 Temmuz tarihinden önce de zaten oldukça hassas olan sektörümüz, yaşadığımız sıkıntılı dönemin ardından yeni krizlerin eşiğinde durmaktadır.

Geçen yıla oranla yüzde 35 seviyelerinde düşüş yaşayan sektörümüzün acil önlemlere ihtiyacı vardır. Darbe girişimi öncesinde de farklı ama acılı pek çok olayla bir kaç kez tökezleyen sektörümüzün güçlü bir desteğe ihtiyacı vardır.

Hükümetimize önceki tarihlerde ilettiğimiz; KDV oranlarında indirim, vergi ödemelerinde erteleme, SSK primlerinin devlet tarafından karşılanması, kredi kolaylığı sağlanması gibi taleplerimizi, bugün daha endişeli bir sesle tekrarlıyoruz. 

Dünya turizminde önemli bir marka olarak duran Türkiye’nin demokrasiye olan inancının uluslarası kamuoyunda da yerini bulacağına inanıyoruz. İşte bu inançla, henüz ortasında bulunduğumuz 2016 sezonunu kaybetmemeyi diliyor; umutlarımızı 2017’ye, 2018’e bırakmadan, bugünden destek bekliyoruz...

Başaran ULUSOY 

TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı