Schengen Vizesi
Schengen Bölgesinde dış sınır kontrollerinde ortak uygulama ve
kurallar hayata geçirilmiştir. Bu işbirliği vize, polis ve yargı
alanlarındaki işbirliğini kapsamaktadır. Schengen’e üye ülkeler
şunlardır;
Almanya, Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda,
İspanya, İsveç, İtalya, İzlanda, Lüksemburg, Norveç, Portekiz,
Yunanistan
Schengen vizesi, asıl gidilmek istenen ülkenin temsilciliğinden
istenir. Birden fazla ülkeye gidilecek olması durumunda vize, ilk
giriş yapılacak ülkeden istenmelidir.
Schengen vizesi Schengen ülkelerinde her altı ay için bir çıkışta
toplam 90 gün dolaşma hakkı verir.
İlk defa Schengen vizesi alacak kişiler, başvurularını mutlaka şahsen
yapmalıdır.
Schengen ülkelerinin birinden verilmiş olan oturma izni, söz konusu
belgenin geçerlilik süresi boyunca, ilgili ülkeye vizesiz giriş ve
çıkış hakkı tanır.
Vizenin verilmesi için gereken belgeler, Schengen alanına giriş
yapıldığı ülkenin sınır makamları tarafından tekrar incelemeye tabi
tutulabilir.
Schengen Anlaşması’nın 5. maddesine göre, Schengen ülkeleri ortak SIS
veya Schengen Information System adı verilen bir veri tabanından
yararlanırlar. Bu veri bankasında, Schengen ülkelerine girmesi gereken
kişilerle ilgili bilgiler başta olmak üzere çeşitli bilgiler yer alır.
Ve sistem, bazı kişilerin Schengen Ülkelerine girişini engellemeyi
amaçlamaktadır.
VİZE BAŞVURULARINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR NELERDİR?
• Bir vize başvurusunda genel kural başvurunun şahsen
yapılmasıdır.
• Pasaportun yıpranmamış olması gerekir. Yıpranmış pasaporta
vize alınsa dahi sınırdan geri çevrilmesi mümkündür. Pasaportun
yenilenmesinde yarar vardır. (Pasaport başvurusuna ilişkin ayrıntılı
bilgi için: www.egm.gov.tr adresindeki internet sitesine bakınız.)
• Pasaportun geçerlilik süresinin başvuru tarihinden itibaren
en az bir yıl olmasına özen gösterilmelidir. Bu hususun vize talep
edilecek ülkenin temsilciliğinden teyit ettirilmesinde yarar vardır.
• Mülakat sırasında, yetkilinin sorularına doğru yanıtlar
verilmesi önemlidir.
• Başvurunun eksiksiz belgelerle yapılması gerekmektedir.
Tahrif edilmiş veya sahte belgelerle başvuruda bulunulması suçtur.
• Mülakat sırasında, yetkilinin, olumlu izlenim edinmesi,
başvurunun, kabul edilme şansını arttırır.
• Başvurunun reddedilebileceği önceden kabul edilmelidir.
• Seyahatin gerçekleştirebilmesi için ekonomik olanaklara
sahip olunduğunun belgelenmesi beklenir.
• Mülakatın amacı; seyahat edilecek ülkenin makamlarının bu
ülkeye seyahat edecek yabancılar için belirlediği koşulları taşıyıp
taşımadığını anlamaktır.
• Başvuruda bulunan işsiz ise, veya kendisinin ve bakmakla
yükümlü olduğu kişilerin geçimlerini sağlayabilecek düzenli ve yeterli
bir gelir düzeyine sahip değil ise, söz konusu kişinin potansiyel bir
göçmen olarak kabul edileceğinden, vize alma şansı oldukça düşüktür.
Bu durumdaki kişinin, vize başvurusunda bulunmaması uygun olacaktır.
Zira, bazı ülkeler bir ülkeden (örneğin; Türkiye’den) yapılan vize
başvurularındaki ret oranını (Örneğin % 3’ün üzerinde) göz önünde
bulundurarak, bu ülkeyi göç açısından riskli ülkeler arasında kabul
etmekte ve söz konusu ülkeye yönelik vize koşullarını daha sıkı
kurallara bağlamakta veya, aksi halde, bu koşulları hafifletmekte ve
bir sonraki aşamada da vize zorunluluğunu kaldırmaktadır.
Reddedileceğini bildiği halde bir talepte bulunmaktan kaçınılması
zaman ve para tasarruf edilmesini de sağlayabilir.
BİR ÜLKENİN VİZE BAŞVURUMU REDDETMEYE HAKKI VAR MIDIR?
Uluslararası hukukta Devletlerin ulusal egemenlik yetkileri esastır.
Bu egemenliklerini sınırları içerisinde çıkardıkları yasalar ile
diledikleri gibi kullanırlar. Ulusal egemenlik yetkileri arasında
ülkelerine hangi yabancıların hangi koşullarla girebileceklerini
belirlemek de vardır. Vize bu amaca hizmet etmektedir. Devletin bu
yetkisi uluslararası hukuk bakımından tartışılmazdır. Devletler
egemenlik yetkilerini kendi iradeleriyle sınırlayabilirler.
VİZE BAŞVURUSUNUN REDDEDİLMESİ HALİNDE, NASIL İTİRAZ EDİLEBİLİNİR?
Vize başvurusunun reddi halinde, itiraz için yargı yolunun açık olduğu
ülkeler sayıca fazla değildir. Ayrıca, genelde uzun zaman alan mahkeme
süreci sonunda mahkemenin devlet aleyhine sonuçlanma olasılığı çok
zayıftır. Diğer önemli bir husus, bir devletin yasaları yargı yolunu
vize müracaatçısının itirazı için açık tutuyorsa, bu davaya o devletin
mahkemeleri bakacaktır. Dolayısıyla, o ülkenin bir avukat yardımından
yaralanılması gerekmektedir.
Almanya
Alman Göç yasasının 71 (2), vize için yetkili merci ülkesi dışında
Konsoloslukların yetkisindedir. Yasanın 77. maddesinin (2) paragrafına
göre, turist vizesi başvurması halinde yargı yolu açık değildir ancak
ilgili konsolosluğun veya büyükelçiliğin vize bölümünden yazılı olarak
başvurusunun hangi gerekçe ile ilgili reddedildiğini tarafına
bildirilmesini talep etme hakkı vardır.
İtalya
30 Temmuz 2002 Tarihli 182 sayılı yasaya dayanarak Diplomatik ve
konsolosluk yetkilileri başvuranın vize başvurusunun reddini neye
dayandırdığını göstermek zorunda olmasa da başvuranın anladığı dilde
veya alternatif olarak İngilizce, Fransızca, İspanyolca veya Arapça
olarak reddi başvurana bildirmeleri gerekmektedir. Başvuranın 60
günlük süre içinde Lazio Bölgesinin (Piazza Nicosia, 20 Roma), Bölge
İdare Mahkemesinde vize başvurusunun reddi nedeniyle dava açma hakkı
saklıdır.
İspanya
İspanya Konsoloslukları ve Büyükelçilikleri tarafında vize başvuru
reddi yapılır. Reddin gerekçesi verilme zorunluluğu yoktur. Vize
başvurusunun reddi halinde 60 günlük süre içinde Madrid Üst mahkemede
dava açılma hakkı vardır.